MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/03/2016 tarih ve 2015/340-2016/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının özelleştirme kapsamına alınan KİT'lerden olduğunu, anılan kuruluşların anonim şirkete dönüştürüldüğünü, bu kapsamda davalının 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılmasına karar verildiğini, bunlardan birinin de müvekkili UEDAŞ olduğunu, davalı ile müvekkili arasında 'İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi' imzalandığını, anılan sözleşmenin 7. maddesinde sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, davalının ... ve Yalova illerini oluşturan dağıtım müesseselerinin birleşmesiyle müvekkilinin teşekkül ettiğini, ...'nca anılan şirketin %100 hissesinin ...'ne ilişkin 31.08.2010 tarihli 'Hisse Satış Sözleşmesi' akdedildiğini, bu tarihe kadar şirketin kontrolünün hissedar davalı tarafından yapıldığını, müvekkilinin davalının sorumlu olduğu dönemle ilgi olarak ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, 21.464,00 TL'nin rucüen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, ayrıca davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalının sorulumlu olduğu kamulaştırmasız el atma bedelini mahkeme kararıyla ödediğini, yargılama sırasında davanın TEDAŞ'a ihbar edilmediği, bu sebeple işlemiş faiz ve icra giderlerinin talep edilemeyeceği, buna göre davacının, davalıdan dava tarihi itibari ile toplam 15.257,32 TL'yi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.257,32 TL’nin ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 833,63 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.