MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/06/2016 tarih ve 2015/83-2016/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013/28555 sayılı ve "...+şekil" ibareli marka başvurusuna davalı banka tarafından ‘...’ ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiği, itirazının ... kararı ile kabul edildiğini, müvekkilinin gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının ise finans sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraf markalarının aynı-ayniyet derecesinde benzer olmadıkları, tüketici nezdinde halk tarafından karıştırılma ihtimalinin de olmadığını, markalar arasında ibare, telaffuz, şekil ve logo bakımlarından, bir bütün halinde bir benzerlik olmadığını belirterek ... kararının iptalini, marka tescil talebinin kabulünü talep etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, markaların benzer olduğunu, iltibas oluştuğunu, aynı mal ve hizmetler için tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 2013/28555 sayılı ve "Baraka+Şekil" ibareli marka başvurusunun davalı bankanın "...+Şekil" ibareli 2008/67858 sayılı markası arasında 29. sınıf yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasıyla davalı markası arasında benzerlik bulunduğundan 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesindeki iltibasın bulunduğu, ... kararı yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 35,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy