MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.06.2016 tarih ve 2015/135-2016/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1960’lı yılların başından beri ayakabıcılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin 05.11.2013 tarihinde 2013/89500 sayılı ve "..." ibareli .... sınıfta marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazların 2015-M-1679 sayılı ... kararı ile reddedildiğini, müvekkilinin "...”, "......", "...t", "....", "...", "...&......" ibareli markaların sahibi olduğunu ve bu markaların tescil kapsamında .... sınıfın da bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin markalarından habersiz olmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin müvekkilinin markaları ile iltibas sureti ile oluşturduğu marka ile müvekkilinin markalarının tanınmışlığından faydalanma kastı içinde olduğunu, davalı şirket başvurusunun müvekkiline ait markaların serisi olarak değerlendirileceğini, markaların genel intiba açısından değerlendirildiğinde ayniyet derecesindeki benzerliğin görüleceğini, müvekkil markalarının tanınmışlık düzeyinin yüksek olduğunu ve davalı şirket başvurusunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yaralanmak suretiyle kötüniyetli tescil yapmış olduğunu iddia ederek ... kararının iptaline, 2013/89500 sayılı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı firma tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın 2013/89500 sayılı "..." ibareli marka başvurusu olduğu, davacıya ait ...(2010/71605), ... ... ... (2008/36444), ... & ... (2013/96604),...(2013/96621), ... (2013/45736),... (2013/101799),... (2013/108412), ... (98/000312)’ ibareli markaları olduğu, taraf markalarında markanın ayırt edici fonksiyonunu taşıyan ibarelerin davalı şirket markası için "N", davacı markaları için "flo", "... ...", "...", "in ..." olduğu, markaların orta seviyedeki tüketici açısından yapılan karşılaştırmasında "..." ibaresinin tescil kapsamında bulunan giysiler için nitelik belirtmesi karşısında ayırt edicilik fonksiyonunu üstlenmiş olan bu diğer ibarelerin tüketici algısında ön plana
çıkacak olması karşısında markaların karıştırılması ihtimalinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK 8/1 (b) maddesi anlamında iltibasın bulunmadığı, taraf markaları arasında ayniyet veya benzerlik söz konusu olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesindeki koşulların da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karara verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy