MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/06/2016 tarih ve 2015/133-2016/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...’in “...” markasını 2013/19371 başvuru numarasıyla ... ve 35. sınıflarda tescil ettirmek istediğini, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, müvekkiline ait “...” markasının ... nezdinde .... Sınıfta tescilli olduğunu, taraf markaların ilk bakışta birbirinin aynısı, devamı durumunda olduğunu, kelimeler arasındaki işitsel benzerliğin de olduğunu, “...” markasının tüketici nezdinde müvekkilinin “....” isimli markasının başka bir serisi bir alt ya da üst markası şeklinde algılanacağını, markayı kullanan işletmelerin aynı olduğu yanılgısına düşmesi durumunun da ortaya çıkacağını ileri sürerek ... kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., kendisine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... vekili, anılan kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının "..." adlı marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün için ayırdığı satın alım süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, .../04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.