MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2016 tarih ve 2014/111-2016/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde bulunan hesabından 2.999,00 TL ve 2.999,00 TL EFT yapıldığını, bu işlemler için sms kodu gönderilmesi gerekirken bankanın ihmali nedeniyle gönderilmediğini, bu nedenle hesabındaki paranın üçüncü kişilerce internet bankacılığı yoluyla çekildiğini ileri sürerek 5.989,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının rızası dışında EFT yapmanın mümkün olmadığını, şifre ve parolaların davacının kendisine geldiğini, davacının bilgisi dışında bu tür işlemleri yapmanın söz konusu olamayacağını, müvekkili bankanın üzerine düşen tüm güvenlik tedbirlerini aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının internet bankacılığı işlemlerinde kullandığı şifrenin üçüncü kişilerce ele geçirildiği, bankalar özel yasa ile kurulan ve ekonomik alanda çeşitli imtiyazlar tanınan kuruluşlar olduğu, kendilerine yatırılan paraları mudilerine istendiğinde veya belli bir vadede aynı ya da misli olarak iade etmekle yükümlü oldukları, güven kuruluşları olan bankaların topladıkları mevduatı sahtecilere karşı özenle korumak zorunda oldukları, bu hususta objektif özen borcu altında olan bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları, internet bankacılığı yoluyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankaların kural olarak özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle %75 oranında kusurlu bulunup davacınında olayda %25 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 4.424,25 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, temyiz edenin sıfatı, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 226,72 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy