MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2016 tarih ve 2015/131-2016/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1967 yılından beri sektörde tanınmış bir marka haline geldiğini, müvekkiline ait ... esas unsurlu markaların Türkiye’de ve 100’den fazla ülkede tescilli olduğunu, müvekkiline ait ... ve At Üstünde ... Oyuncusu Figürlü şekil markasının tanınmış marka konumunda olduğunu, davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmayıp müvekkilinin şekil markasına çok benzer bir şekil markasını kendi adına tescil ettirdiğini belirterek davalı adına tescilli 2014/50203 sayılı markanın hükümsüz kılınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait marka ile davacı tarafa ait şekil markası arasında bir benzerlik bulunmadığını, davacıya ait markaların tanınmış marka olmadığını, TPE'de tanınmışlığa dair bir kaydın yer almadığını, at üzerinde insan oyuncu figürünün pek çok markada kullandığını, markalar arasında ticari bir bağlantı olduğu izleniminin somut olayda oluşmadığını, davacı tarafın markasının kötülenmesi ya da itibarından faydalanılmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait şekil markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi gereği tanınmış marka statüsünde olduğu, davalının davaya konu markasının davacı markasına 8/1-b maddesi uyarınca iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı markasının tescili olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 17.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy