MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2015 tarih ve 2014/114-2015/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, "..." markasını yurt içinde ve yurt dışında uzun yıllar harcanan emek, zaman ve para sayesinde meşhur hale getirdiğini, davalı şirketin "......" ibareli marka başvurusuna müvekkil tarafından itiraz edildiğini, itirazını markaların iltibasa yol açabilecek derecede benzer olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, ''......" ibaresinin, müvekkilinin "..."” markaları ile büyük benzerlik gösterip, aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, markanın tescili halinde müvekkilinin tanınmış markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğini ve haksız kazanca mahal verileceğini, ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline ve ...... ibareli marka tescil edildiği takdirde terkinine (hükümsüzlüğüne) karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın red... istemiştir.
Davalı şirket yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının seri marka imajı yaratacak şekilde benzer olması ve mal/hizmet listelerinin aynı/aynı tür olması nedeniyle davalı şirketin 2012/16988 sayılı ibareli markasının kapsadığı tüm mal ve hizmetler (25 ve 35. sınıf) açısından, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibas tehlikesi ve tescil engeli bulunduğu, davacının ... markasının tanınmış marka olduğu; ancak somut olayda davalı markasının kapsadığı tüm mal ve hizmetler davacı markaları kapsamında bulunduğundan, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanmasına gerek olmadığı, davalı başvurusunun kötüniyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istekleri halinde aşağıda yazılı 22,50 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 27.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy