MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2016 tarih ve 2014/642-2016/111 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.04.2018 günü hazır bulunandavacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,... ve davalının, davacı ... Yapı İnşaat Yapı Malz. Hafr. Müh. Turz. Eml. Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduklarını, davalının şirket nam ve hesabına ...'ya ait taşınmazı 27/05/2011 tarihinde şirkete ait menkul malların muhafazası için kiraladığını, kiralananda bulunan korkuluk, kapı ve kapıların faturalarının bulunduğunu, bu menkul malların toplam değerinin 35.050,24 TL olduğunu, davalının kendine menfaat sağlayacak şekilde şirkete ait bu menkul malları sattığını, satım bedelini şirkete teslim etmediğini, bu hususta ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, savcılık dosyasındaki tanık ve davalının ifadeleri ile olayın sabit olduğunu, davalının eylemin haksız fiil olduğunu, davalının ifadesinde yaklaşık 2 yıl önce malları sattığını bildirdiği için eylem tarihinin 01/05/2012 olarak kabul edileceğini ileri sürerek, 01/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 35.050,24 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, zamanaşımı def’inde bulunmuş; dava konusu edilen malzemelerin varlığını ve değerlerini kabul etmediğini, taşınmazda bulunan hurda niteliğindeki malları hurdacıya verdiğini, hurdacıdan alınan 1.750,00 TL hurda bedeli ile şirketin borçlarını ödediğini, savcılık dosyasındaki beyanlarının, şirket ortağı ve yetkilisi olarak yapmış olduğu işlemlerin izahından ibaret olduğunu, hukuka uygun bu beyanları sebebiyle iş bu davanın açılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı şirket, dava dilekçesine ekli faturalar ile satın alınan malların şirket adına Abidin Uslu'dan kiralanan taşınmaza, muhafaza amacıyla konulduğunu, ancak bu malların davalı tarafından şirketin izni olmaksızın satıldığını ve bedelinin verilmediğini iddia etmiş ise de, davalı tarafından satılan malların, bu faturalar karşılığı alınan ve kiralanan taşınmaza muhafaza amacıyla konulan mallar olduğunun ispatlanamadığı, tanık beyanları dikkate alındığında, kiralanan taşınmaza konulan demirlerin hurda demir niteliğinde olduğu, davanın dayanağı olan faturalarda bahsedilen nitelikte
malzeme olmadıkları, her ne kadar davalı zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davacının depo olarak kullanılan taşınmazın kira akdinin feshedildiğinden haberdar olduğunu, buna rağmen zamanında başvuruda bulunmadığını iddia etmiş ise de, davacının, malların satıldığını öğrendiği tarihi ispatlayamadığı, davalının, kira sözleşmesinin feshedildiğini bilmesinin malların satıldığını da bildiği anlamına gelmeyeceği, bu nedenle davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalının hurda demir niteliğindeki malları 1.750,00 TL'ye sattığını kabul ettiği, bu bedeli şirketin borçlarını ödemek için kullandığını iddia ettiği, ancak bu iddiasını ispatlayamadığı, davacı açıkça yemin deliline dayanmadığından kendisine bu hakkının hatırlatılmasının gerekmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.750,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 89,64 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.