MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/03/2016 tarih ve 2014/1161-2016/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın, davalı tarafından Romanya'ya taşınması sırasında meydana gelen kazada hasarlandığını, hasar bedelinin tahsili için davacının sigortalısı tarafından davacı ve davalı aleyhine açılan dava sonucu, davalı taşıyıcının %50 kusurlu olduğunun belirlendiği ve davacıdan 37.379,25 TL'nin, davalıdan da %50 kusuruna tekabül eden, 24.469,25 TL'nin tahsiline karar verildiğini, davacının sigortalısına, anılan mahkeme kararı nedeni ile asıl alacak, faiz, vekalet ücreti v.s olarak 58.433,25 TL ödediğini, bu nedenle davalının da davacıya 38.251,16 TL ödemesi gerektiğini ileri sürerek anılan miktarın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının, sigortalısına ödediği miktarın % 50'sini talep edebileceğini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalı taşıyıcıya ait araçta davacının sigortalısına ait emtianın taşınması sırasında meydana gelen hasarda davalı ile davacının sigortacısının %50 kusurlu olduklarının mahkemenin 2009/166 esas sayılı dosyasından anlaşıldığı, davacının oluşan zararı sigortalısına ödediği, taşıma nedeniyle yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, taşıyanın nezaret etme yükümlülüğünün olduğu, malın emniyetle taşınmasını sağlamak üzere her türlü tedbiri alması ve basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken özeni göstermesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve malın taşımaya elverişliliğini kontrol etmeden ve ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebilecek hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarmasının Medeni Kanunun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereği olduğu, oluşan zarar ile taşıyıcının dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı arasında açıkça bir illiyet bağının mevcut olduğu, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında BK'nin 44. maddesi uyarınca paylaştırılması gerektiği, davalı taşıyıcının gönderen ile birlikte %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, davacının rücu edebileceği miktarın 38.251,61 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 38.251,61 TL'nin 06.01.2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.959,72 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy