MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2016 tarih ve 2015/247-2016/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, hamili müvekkili ..., keşidecisi ...Orman Ür. İnş. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. olan ve ... A.Ş ...Caddesi Şubesine ait 2 adet çekin iptali için ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/763 Esas ile dava açıldığını ancak daha sonra davalı ...'nin davaya müdahil olarak çeklerin kendilerinde olduğunu ve tedbir kararının kaldırılmasını istediğini, bunun üzerine mahkemece taraflarına gönderilen müzekkere uyarınca TTK 758 maddesi uyarınca iade davası açılması aksi takdirde tedbirin kaldırılacağının ihtar edildiğini, ...'nin keşideci ve hamil ile hiçbir suretle ticari ilişkisinin olmadığını, usulüne uygun olmayan imzalarla fatura düzenleyerek müdahil olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetle elinde bulundurduğu çeklerin taraflarına iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan 2 adet çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TTK 790 ve 792 md. gereğince çeki eline geçiren hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru olduğu ispat edildiği takdirde çeki geri vermekle yükümlü olduğu ancak davacının, davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen davacının dava konusu çeklerin yetkili hamil olduğu sırada elinden rızası dışında çıktığını ispatlayamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.