MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2015 tarih ve 2015/238-2015/577 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ... TAŞ'ye kredi borcunun bulunduğunu, müvekkilinin ... TAŞ ile yaptığı sözleşme uyarınca davalının borcunu temlik aldığını ileri sürerek 92.151,63 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya gönderilen davetiyenin adres değişikliği nedeniyle iade edildiği, verilen kesin süre içinde davacının yeni adresini bildirmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, temlik alınan kredi alacağının, borçludan tahsili istemine ilişkindir. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Dava, davacı vekili tarafından açılmış, dava dilekçesine vekaletname sureti eklenmiş ve davacı vekilinin adresi dava dilekçesinin başlığında gösterilmiştir. Bu durumda mahkemece tüm tebligatların dava dilekçesinde ismi ve adresi gösterilen davacı vekiline yapılması gerekirken duruşma günü davetiyesinin davacı asıla gönderilmesi, tebligatın, davacı asılın adresinden ayrıldığından bahisle iade edilmesi üzerine de yine davacı vekiline herhangi bir tebligat yapılmaksızın, davacının ve vekilinin yokluğunda verilen kesin süre içinde davacı asılın adresinin bildirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de, dava usulden reddedildiğinden maktu karar ve ilam harcı alınıp, fazla tahsil edilen peşin harcın davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, dava kabul edilmiş gibi tüm dava değeri üzerinden nispi harca hükmolunması ve bu harcın davacıdan tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy