MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/03/2016 tarih ve 2016/145-2016/145 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden (borçlular) vekili; ihtiyati haciz talebine dayanak senetlerin tamamının kefil sıfatıyla kredi sözleşmesine teminat olarak verildiğini, kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğini, kambiyo vasfını haiz olmadığını, aynı sözleşmenin teminatı olarak ihtiyati haciz talep eden davalı banka lehine bir takım taşınmazların ipotek olarak verildiğini, karşı tarafın söz konusu teminatları paraya çevirerek alacağını tahsil etme imkanı ve ihtimali bulunduğundan dolayı ihtiyati haciz başvuru şartlarının gerçekleşmediğini, kefillerin hiçbirinin eşinin kefalete rızasının olmadığını beyanla ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Karşı taraf (alacaklı) vekili, itirazın süre yönünden reddini, söz konusu senetlerin teminat senedi niteliğinde olduğuna ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığını, senet metninde mevcut olmayan bir hususun da ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, senetlerin kredi sözleşmesinin teminatı olarak düzenlendiğine dair delil mevcut olmadığı, ihtiyati haciz kararının dayanağının kambiyo senetleri olduğu, kredi sözleşmesinden dolayı verildiği var sayılsa bile salt kefilin kefaletinin güvencesi olarak ipotek verilmiş olduğunu gösteren deliller mevcut olmadıkça kefilin sorumlu olacağı, TBK'nın 584. maddesine göre ticaret siciline kayıtlı ticari bir işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirket ile ilgili olarak verilecek kefaletler yönünden eşin rızasının aranmayacağı, ihtiyati hacze konu bonoyu avalist olarak imzalayan kişilerin ticari faaliyetleri
nedeni ile imza attıkları bonolardan dolayı eşin rızasının aranmayacağı, BK'nın kefalete ilişkin hükümlerinin bu yönüyle bonolar açısından uygulanmasının söz konusu olmayacağı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlular) vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlular) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlular) vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 31/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy