...
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2016 gün ve 2013/186-2016/153
sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 29.03.2016 tarihi itibariyle 2.190,00 TL'dir. Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullandığını, kullanılan krediden davalı tarafın haksız kesinti yaptığını ileri sürerek belirsiz alacak davası açmış ve harca esas olmak üzere 2.279,00TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 305,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, kabul edilen dava değeri, yukarıda anılan madde hükmüne göre davalı yönünden temyiz sınırının altında kalmaktadır. Reddedilen dava değeri de davacı yönünden temyiz sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy