MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2016 gün ve 2014/568-2016/61 sayılı ek kararın hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin haksız olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiş ve davanın reddine ilişkin kararı süresinde temyiz etmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine dair verilen 03.05.2016 tarihli ek karar, 20.05.2016 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından HUMK 432/5 maddesinde belirtilen 7 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra 03.06.2016 tarihinde ek kararın temyiz edildiği anlaşılmıştır.
HUMK 432/4. maddesine göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden davacı vekilinin HUMK 432/4. maddesi uyarınca, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin 03.05.2016 tarihli temyiz isteminin miktardan reddine dair ek karara yönelik temyiz isteminin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 432/4'üncü maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy