....
Taraflar arasındaki davadan dolayı .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2015 gün ve 2012/134-2015/631 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nin 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 20.11.2015 tarihi itibariyle 2.080,00 TL'dir. Davacı vekili, müvekkiline ait traktör parçalarının davalı kargo şirketiyle gönderilmesi sırasında kaybolması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, sonrasında talebini 11.600 TL’ye çıkarmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 1.810,02 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, kabul edilen dava değeri, yukarıda anılan madde hükmüne göre davalı yönünden temyiz sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy