MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/06/2016 tarih ve 2015/92-2016/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından TPE nezdinde 2013/34303 sayısı ile 29, 30,32.sınıflarda “...” ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin tescilli “...” markası gerekçe gösterilerek yapılan itirazın nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, taraf markaları arasında sadece bir harf farklılığı bulunmasına karşın her iki kelimenin kökü, türemesi, anlamı, yapısının hiçbir şekilde benzerlik göstermediğini; markaların telaffuzlarının da farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, anılan kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının "...+şekil" başvuru markasıyla davacının "...+şekil" ibareli tescilli markası arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ayrı ayrı davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ayrı ayrı davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istekleri halinde aşağıda yazılı 22,50 TL harcın temyiz eden davalılar vekillerine ayrı ayrı iadesine, 05/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.