MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.06.2016 tarih ve 2014/370-2016/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin "...” ve "...” ibareli ... nezdinde tescilli markalarının olduğunu, davalının 03, 09 ve 35. sınıflarda yer alan mallar için 2012/31867 sayılı “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın reddedildiğini, oysa ki davaya konu markanın “...” ve “...” esas unsurlu müvekkilinin seri marka imajına zarar verdiğini, .../... markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının iltibas yaratarak ününden yararlanma amacı güttüğünü, markaların görsel, sesçil ve anlamsal olarak neredeyse aynı ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ileri sürerek ... YİDK kararının iptali ile 2012/33867 nolu ... ibareli marka başvurusunun tescil edilmişse hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; ... kelimesinin mitolojide geçen bir kelime olup Truva antik şehrinin diğer bir adı olduğunu, müvekkilinin de Çanakkale’de faaliyet gösterdiğini, ... markası ile davacının markalarının benzerlik göstermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ve "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin farklı bir marka ile karşıkarşıya olduğunu algılayabileceği ve satın alırken bir yanılgıya düşmeyeceği, markalar arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, bu açıdan başvuru markasıyla davacının markası arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.