MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/01/2016 tarih ve 2014/333-2016/19 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/10/2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 07/02/2011 tarihli sözleşme ile 12 Temmuz- 20 Eylül tarihleri arasında ... Gemisi ile gerçekleştirilecek vizesiz ... Adaları turuna 385 kabinin müvekkili şirkete Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da pazarlanmak üzere satıldığını, davalı tarafın ... vatandaşı koruma kanununa aykırı hareket etmiş olması sebebiyle rakip şirketlerin şikayeti nedeniyle vizesiz izin girişlerinin iptal edildiğini, vizesiz ege turunun garanti edilmesine rağmen yerine getirilememiş olmasının müvekkili şirketi ağır zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik 264.581,20 TL maddi tazminat ile 30.000 TL manevi tazminatın ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı arasında ege adaları kontenjan sözleşmesi imzalandığını, ege adalarına vizesiz seyahat yapılacağının bildirildiğini, ... makamlarınca geçerli hiç bir gerekçe gösterilmeksizin vizesiz seyahatin iptal edildiğini, bu durumun mücbir sebep olduğunu, sözleşmenin feshinde müvekkiline yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ... Cumhuriyeti Vatandaşı Koruma Bakanlığının kararlarına aykırı davranması nedeniyle vizesiz seyahat programının iptal edildiği, sözleşmenin feshinde kusurlu tarafın davalı olduğu, davacının sözleşmenin haklı nedenle feshinden dolayı müsbet zararını talep edebileceği, müsbet zararının 241.664,19 TL olduğu, davacının kişisel haklarına zarar verildiğinin ispatlanamadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 241.664,19 TL tazminatın 18/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, taraflar arasındaki vizesiz Ege Adaları Kontenjan sözleşmesi kapsamında davalı tarafça garanti edilen vizesiz seyahat izninin ... makamları tarafından iptal edilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının kusuru nedeniyle vizesiz izin girişlerinin iptal edildiğini, vizesiz ege turunun garanti edilmesine rağmen yerine getirilememiş olmasının müvekkili şirketi zarara uğrattığını, bir kısım zararları bulunduğunu belirttikten sonra no-show uygulaması nedeniyle 106.600,00 Euro, mahrum kaldığı komisyon geliri nedeniyle 109.775,50 Euro zarara uğradığını belirterek şimdilik, 264.581,20 TL maddi tazminat talep etmiştir. Mahkemece davacının sözleşmenin haklı nedenle feshinden dolayı mahrum kaldığı komisyon geliri nedeniyle müspet zararını talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 241.664,19 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, yukarıda belirtilen bir kalem zarar istemi yönünden dava kabul edilmiş olup mahkemece davacının hangi zarar kaleminden ne miktar talep ettiğini açıklamadığından talebin her bir zarar kalemi yönünden müsavi olduğunun kabul edilmesi gerekirken gizli talep aşımı suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Ayrıca davaya konu sözleşmesinin feshi nedeniyle öncelikle davacının bu turları yaptırmak için başka bir şirketle davaya konu sözleşmesinin uygulanacağı süre için aynı şartlarla emsal bir sözleşme yapma ihtimalinin bulunup bulunmadığı, bulunduğunun kabul edilmesi halinde ise davacının bu süre içinde elde edebileceği komisyon gelirinin tespit edilerek, bu miktarın zarardan düşülmesi gerekirken bu hususa ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy