MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.03.2016 tarih ve 2015/294-2016/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 28...2013 tarihinde "sahibi" ibareli 35. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin "sahib" ve "sahibinden" ibareli 35. sınıf hizmetleri içeren markalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın kabul edildiğini ancak başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markaların bütünsel olarak analiz edildiklerinde görsel, sescil, biçimsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadığını ileri sürerek ... ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket vekili, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markanın bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca redde mesnet alınan markaların "sahib" ve "sahibinden" ibare ve biçimli olduğu, davacının başvurusunun da "sahibi" ibareli olduğu, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin bu marka ve işaretlerin birbirleriyle ilintili oldukları yönünde kanaat oluşturduğu, redde mesnet alınan markanın 35. sınıftaki tüm hizmetleri içerdiği, başvuru konusu işaretin de 35. sınıf için reddedildiği, yani her iki markanın aynı tür ürün ve hizmetleri içerdikleri, 35. sınıf hizmetlerin alıcısı veya yararlanıcısı konumundaki ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin özellikle marka ve başvuru konusu işaretlerin asıl ve ayırt edici unsurlarının görsel ve sescil olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olması da göz önüne alındığında bu iki markayı ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu, davalı kurum kararının hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ....09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy