MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/04/2016 tarih ve 2015/...-2016/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." markasının ve bu ibareyi taşıyan sair markaların sahibi olduğunu, ".......", ".....", "... ..." ibareli markaların müvekkili adına tescilli bulunduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “....” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’ye başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın niihai olarak ... ... kararı ile reddedildiğini, başvurunun müvekkili markaları ile karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2014-M-13719 sayılı ... kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı ..., başvuruya konu 2012/99356 sayılı “....” markasının davacı markalarından farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca çekişmeli başvurunun standart karakterle yazılmış "...." ibaresinden oluştuğu, itiraza dayanak markaların standart karakterle yazılı "...", "... hazır kaşık erişte", "... hazır ... şehriye", "... süper çabuk erişte" ibarelerinden oluştuğu, davaya konu marka başvurusunda yer alan “...” ve “....” kelime unsurlarının markada eşit şekilde konumlandırıldığı ve dolayısıyla markada eşit baskınlıkta yer aldığı, markanın oluşturuluş
şekli ve renk kombinasyonları göz önüne alındığında, ortalama düzeyde tüketici nezdinde bir bütün olarak yaratacağı algı ve izlenim itibariyle taraf markalarının benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy