MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2016 gün ve 2013/58-2016/95 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Mahkemece verilen karar davacı vekiline 12/08/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı tarafından 20/09/2016 tarihinde dilekçe ile karar temyiz edilmiş ise de yani HUMK'nın 432/1 madde ve fıkrasında belirtilen 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra temyiz edildiği anlaşılmıştır.
HUMK'nın 432/4. madde ve fıkrasına göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden davacı vekilinin HUMK'nın 432/4. maddesi uyarınca, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 432/4'üncü maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy