MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/05/2015 tarih ve 2015/136-2015/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, ....'da mukim davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlattığı takibe müvekkilince itiraz edilmesi üzerine davalının itirazın iptali için tahkim yoluna başvurduğunu, hakem heyetince verilen kararın, hukuka aykırı olarak yetkili olduklarına karar vermeleri, tahkim yargılamasını usul açısından tarafların anlaşmalarına ve Türk hukukuna uygun olarak yürütülmemesi, tarafların eşitliği ilkesinin gözetilmemesi ve kamu düzenine aykırı karar verilmesi nedenleriyle iptali koşullarının oluştuğunu ileri sürerek 17.03.2015 tarihli hakem kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının yabancı şirket olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4686 sayılı Kanun'a tabi bulunduğu, anılan Kanun'un 3. maddesi uyarınca davalının Türkiye'de herhangi bir işletmesi olduğuna dair bir belge ya da belgenin sunulmadığı, çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, hakem kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiştir.
5235 sayılı Kanunun 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile değişik 5. maddesinde 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan tahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, iptal davalarına, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemelerinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı düzenlenmiştir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir. Bu itibarla mahkemece, öncelikle görev hususunun gözetilip asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yetkisizliğe dayalı olarak davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy