Taraflar arasında görülen davada verilen 17/06/2014 tarih ve 2011/359-2014/523 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkili şirketin ambalaj gönderilmesi konusunda anlaştıklarını ve ...ile irtibat kurarak araç temin edildiğini, ... tarafından temin edilen çekiciye bağlı römorka malların yüklendiğini, aracın yola çıkmasından bir gün sonra malların teslim edileceği ve sevk irsaliyesinde belirtilen firmasının yetkilisi tarafından malların gelmediğinin haber verildiğini ve mallarının kaybolduğunu, davalıların müvekkili şirketten 590,00TL nakliye bedeli aldıklarını, davalıların müvekkili şirketi toplamda 13.381,25 TL zarara uğrattıklarını ileri sürerek oluşan zararın haksız fiil tarihi olan 16/06/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili yetki itirazında bulunduklarını, davanın görülmesi gerektiğini, davacı tarafından verilen sevk irsaliyesinin altına el yazısı ile gönderici firma tarafından sevk adresi ibaresi ile ikinci bir adresin yazıldığını, buna göre şirketinin adresine ve adresin altına el yazısı ile yazılan telefondan arayacak kişiye teslim edileceğinin yazıldığını, alıcı tarafın kendilerini cep telefonundan arayarak alacakları yeri söylediklerini, gönderici firmanınolduklarını ve yetkilileri olduğunu belirten iki kişinin geldiğini, birinin araca binerek diğerini takip ettiklerini ve bir depoya boşaltıldığını, malı teslim alan kişilerin İlsan şirketi adına navlun faturası düzenleyip 590,00 TL nakliye ücreti ödediklerini, davacının haksız fiil nedeni ile uğradığı zarardan sorumlu olamayacağını savunarak haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili müvekkilinin kamyon şoförü ile satıcı firma arasında taşıma işini sağlayan aracı olduğunu, malın yüklenmesi ile sorumluluğunun bittiğini, davanın ticari dava olduğunu ve ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin ceza yargılama sonucunda beraat ettiğini, savunarak müvekkili yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 787/1'inci madde hükmü uyarınca, davacı tarafa davasını hangi taşıyıcıya hasren takip ettikleri hususunda açıklama yapmaları için iki defa, ikincisi kesin süre olmak üzere, süre verildiği, davacı tarafın davalarını her iki davalıya karşı devam ettirdikleri yönünde açıklamada bulundukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy