Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 07/10/2015 tarih ve 2014/1081-2015/637 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı/karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllar terlik ve saya tasarımını kendi hazırlayarak üretmiş olduğu ürünlerini, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında pazarlayarak haklı bir şöhrete sahip olduğunu, müvekkilinin tescilini almış olduğu 2010/01553 nolu tasarımın davalı tarafından müvekkili firmanın izni ve bilgisi olmaksızın benzerinin üretilerek piyasaya satışa arz edildiğini, davalı eyleminin bu KHK hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, yaptırılan tespitte davalının üretmiş olduğu ürünlerin müvekkili adına tescili sağlanan ürünlerle iltibas yaratacak şekilde benzerlikler arz ettiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin tescilli terlik tasarımına yönelik eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve durdurulmasına, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, sonrasında maddi tazminat talebini ıslah ederek, 51.204,68 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, her iki terlik tasarımı arasında benzerlik bulunmadığını savunarak asıl davanın reddini, karşı davada ise, davalı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine haiz olmadığını, daha önce birçok yerde kullanıldığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2010/01553 tescil numaralı 5 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamı gereği yerine getirilmekle, davacı adına tescili sağlanan 2010/01553 nolu tasarımın 5 nolu sırasına kayıtlı tasarımın yenilik ve ayırt edici niteliklerine haiz olduğu, davalı/ karşı davacının bu ürünlerin benzerini üreterek piyasaya arz etmesinin haksız rekabet teşkil ettiği, keza davalı/karşı davacının davacı adına tescilli bulunan tasarımın satışından dolayı ciddi bir kâr sağlayarak davacının kâr marjının ./..
etkileyerek davacıyı maddi açıdan zarara uğrattığı, mevcut durumun davacı şirketin unvanını zedelediği gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile davalı eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalı/karşı davacının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin men'ine, 51.204,68 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı/karşı davacıdan tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın davacı/karşı davalı yararına davalı/karşı davacıdan tahsiline; karşı davada ise, davacıya ait tescili sağlanan ürünün yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olduğu, daha önce kamuya arz edilen ürünlerden olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı/karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı/karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 956,13 TL harcın temyiz edene iadesine, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.