MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/10/2015 tarih ve 2011/202-2015/652 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davalıya ait iş yerinde çıkan yangının bitişiğindeki müvekkilinin sigortalısına ait iş yerine sirayeti sonucunda oluşan 610.000 TL’nın sigortalıya iki ayrı tarihte 450.000 TL ve 160.000 TL olarak ödendiğini ileri sürerek, asıl ve birleşen davalarda toplam 610.000 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, gerek itfaiyenin yangının sirayetini önlemedeki basiretsizliği, gerekse davacının tedbir almaması nedeniyle oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yangına önce iki araçla müdahale edilmesine rağmen rüzgarın şiddetinden dolayı hızla yayıldığı, 6 ilçe belediyesi itfaiyesinden yardım istendiği, jandarma tarafından güvenlik önlemi alındığı, ısının beton ve beton demirini eritecek derecede yüksek olduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sigortalı firmanın mallarını kurtarmak amacıyla çalışanlarını binaya göndermesi gibi bir risk almasının hayatın olağan akışı uyarınca sigortalı firmadan beklenemeyeceği, mal kurtarma uğruna çalışanlarının hayatını tehlikeye sokmasının istenemeyeceği, sigortalının kiracı olduğu da dikkate alındığında kendi duvarının bulunmaması ile ilgili olarak önce tespit yapıp sonra önlem alması beklenemeyeceği gibi, bilirkişi raporlarına göre yangının ısısının 1500 dereceye ulaştığı, beton ve beton demirlerini erittiği de nazara alındığında duvar olsa dahi bunun yangından korumayacağı sonucuna varıldığından tespit edilen zarardan TTK’nın 1293. m. gereğince herhangi bir indirim yapılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 450.000 TL’nin 09/05/2003 tarihinden, birleşen davanın kabulü ile, 160.000 TL’nin 05/06/2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 31.251,83 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıdan alınmasına, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy