Taraflar arasında görülen davada verilen 26/10/2015 tarih ve 2014/144-2015/746 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların 01/09/2008 tarihli protokol ile dava dışı hisselerini devraldığını, devir protokolünde satış bedeli belirlenirken devredenlere ödeyecekleri bedelin dışında protokolün ekinde tek tek isim ve borç miktarları belirlenen toplam 1.219.958 Euro miktarlı borçları ödemeyi de üstlendiklerini, protokolün üçüncü maddesinde söz konusu borçların protokolün imzasından itibaren devralanların borcu olacağı, bunlar tarafından ödenip tasfiye edileceği, devredenlerin borçtan hiçbir sorumluluklarının olmadığının belirtildiğini, oysa davalılar tarafından bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkilleri tarafından ödeme yapılmak zorunda kalındığını ileri sürerek, müvekkili ... yönünden 69.926,44 TL, diğer müvekkili şirket yönünden ise, 13.435,08 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki itirazında bulunmuş, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 2008 tarihli protokolün üçüncü maddesinde davalıların 01/09/2008 tarihi itibari ile 1.219.958,00 Euro olarak tespit edilen ve ek bir no’lu listede dökümü yapılan borçları üstlendikleri, sözleşmenin bu maddesine göre davalıların üstlendikleri kredi borcunun ödenmemesi üzerine, kredinin davacı ... adına çekilmiş olması nedeniyle anılan davacı tarafından devir tarihinden sonra 17.120,00 TL ödeme yapıldığı dolayısıyla davacının yaptığı bu ödemeyi davalılardan talep edebileceği, yine dava dışı davacı olan 5.643,33 Euro borcunu davalıların üstlendikleri, bu nedenle bu borçtan da davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle, davacı San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davanın kabulü ile 13.435,08 TL'nin, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, 17.120,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında akdedilen protokolden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davalı tarafça, yargılama sırasında yetki itirazında bulunulmuş, mahkemece protokolün 8. maddesinde düzenlenen yetki şartı uyarınca yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmü düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece somut uyuşmazlık yönünden HMK'nın 17. maddesindeki şartların gerçekleşmediği nazara alınarak yetki itirazının değerlendirilip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy