MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2014 gün ve 2014/688-2014/488 sayılı kararı onayan Daire’nin 23/11/2015 gün ve 2015/5170-2015/12422 sayılı kararı aleyhinde davalı tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Yapı Kredi Bankası A.Ş. ile davalı arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince davalıya kredi kartları kullandırıldığını, ancak kredi kartları borcunun ödenmemesinden dolayı alacağın tahsili için davalı hakkında takibe geçtiklerini, ancak itiraz üzerine takibin durduğunu, ardından davalının, müvekkili ile sözlü sulh anlaşması yaparak borcunu taksitler halinde ödemeyi kabul ettiği halde bir kısım ödemeleri yapmadığını, sulh anlaşması ile borcun yapılandırılarak bir miktar ödeme yapılmasından dolayı süresi içinde itirazın iptali davası açılmadığını ileri sürerek, 14.706,03 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalının temyiz istemi üzerine Dairemizin 23/11/2015 tarihli ilamıyla onanmıştır.
Davalı, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve karar düzeltme talebinde bulunan davalının sadece 5915 sayılı Yasa'dan yararlandırılması gerektiği yönünde karar düzeltme talebinde bulunmuş olmasına, hesap kat tarihi gözetildiğinde davalının 5915 sayılı Yasa kapsamında bulunmamasına, davalının mahkemece hükmedilen miktara ilişkin temyiz ve karar düzeltme itirazının bulunmamasına göre, davalının HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalının karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 19/09/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Dava, kredi kartı kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davalı yan davaya cevabında, diğer savunma nedenleri yanında davacı yanın temlik edeni Yapı Kredi Bankası vekili tarafından, borcunun iki ayrı tarihte yapılandırıldığını ve yeni bir ödeme planına bağlandığını ileri sürmüş, buna ilişkin belgeleri de dosyaya sunmuştur. Davalı tarafından sunulan belgelere davacı yanın herhangi bir itirazı olmadığı gibi bu belgelerin nazara alınmamasını gerektirici bir savunma da ileri sürülüp ispatlanmış değildir.
Davalı tarafından sunulan bu belgeler gözetildiğinde, zaman itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 114. maddesi uyarınca, işbu davada davacının talebinin konusunu oluşturan davalının önceki borcunun tecdit (=yenileme) edildiğinin kabulü gerekir. Dairemizin 19.1.2004 tarih ve 2003/5515, 2004/352 sayılı kararında da isabetle vurgulandığı üzere, artık yeniden yapılandırılan ve önceki borçtan farklı vade ve miktarda taksitler halinde ödenmesi öngörülen eski borç sükut etmiş olup, yapılandırma ile yeni ve farklı bir borç doğmuş olacağından, artık eski borç tutarı üzerinden sonuca gidilmesi mümkün değildir. Davalı yanın cevap dilekçesine ekli olarak sunduğu belgeler, eski borcun sükut ettiğini gösterir nitelikte olup istikrar kazanan Yargıtay uygulaması da gözetildiğinde, yargılamanın her aşamasında itiraz belgesi niteliği ile değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.
Tüm bu nedenlerle, yerel mahkemece, davalının açıklanan savunması üzerinde durulmaksızın, kredi kartı üyelik sözleşmesindeki hükümler çerçevesinde takibe konu ve sükut etmiş borç üzerinden hesaplama yaptırılmak suretiyle sonuca gidilmesi yerinde olmayıp, davacının karar düzeltme isteminin kabulüyle onama kararımızın kaldırılarak bozma kararı verilmesi gerektiği kanısında olduğumuzdan, Dairemiz çoğunluğunun davalının karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararına katılamıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy