Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 27/10/2015 tarih ve 2015/553-2015/885 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı banka şubesi arasında bulunan cari hesap ilişkisi doğrultusunda bedeli tahsil edilmek üzere davalı banka şubesine, keşidecisi olan 30.09.2007 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çek ile 26.04.2007 keşide tarihli 15.000,00 TL bedelli çeki verdiğini, müvekkilinin bu çeklerin tahsilatı hakkında davalı bankadan bilgi istediğini, ancak davalı bankanın bu çekler hakkında bilgi vermediğini, müvekkilinin ticari ilişkide bulunduğu çeklerin keşidecisinden davalı bankaca çeklerin tahsili için kendileri aleyhine hiçbir işlem yapılmadığının öğrenildiğini, davalı bankanın görevini ihmal ettiğini, süresinde işbu çekleri kendisi tahsil yoluna gitmediği gibi müvekkilinin hukuki işlem yapabilmesi için müvekkiline iade de etmediğini ve çeklerin zamanaşımına uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, söz konusu iki çek bedelinin çek tazminatları ile birlikte toplamı olan 47.250,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili bankanın kredili müşterisi olup, halihazırda müvekkili bankaya yüksek miktarda kredi borcunun bulunduğunu, davaya konu çeklerden 15.000,00 TL bedelli çekin tahsil edilerek davacı firmanın hesabına geçirildiğini, bu nedenle bu çek yönünden davanın reddi gerektiğini, diğer çekin ise süresinde takas odasına ibraz edildiğini ancak TTK'nın 711/3. maddesi uyarınca verilmiş ödemeden men talimatı nedeniyle işlem yapılamadığını, müvekkili banka ile davacı taraf arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi hükümleri gereğince müvekkili bankanın tahsil edilemeyen çekten dolayı sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, davacının bu davayı açmadan önce ticari ilişkide bulunduğu, çek keşidecisi şirkete karşı temel ilişkiye dayalı olarak dava veya takip yoluna gitmek suretiyle alacağını takip etmesi gerektiği, yapılan takip veya açılan dava sonucu davacının alacağını tahsil edememesi halinde işbu dava açma hakkının doğacağı, bu husus yerine getirilmeden doğrudan banka aleyhine dava açılamayacağı ve zararın doğmuş olması şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy