Taraflar arasında görülen davada verilen 17/12/2015 tarih ve 2015/197-2015/631 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların yetkilileri olduğu dava dışı şirketler arasında sarımsak alım-satımına ilişkin sözleşme düzenlendiğini, buna göre davalının 550 ton sarımsak ithal ederek müvekkiline vereceğinin kararlaştırıldığını, 1.100.000 TL tutarındaki satış bedelinden 975.000 TL'sinin müvekkilince ödendiğini, davalının malı teslim etmeyerek edimini yerine getirmediğini, davalının ve şirketinin de ciroladığı bir kısım müşteri çeklerinin tahsili ile ödenen tutardan 350.000 TL'lik kısmının iade alındığını, ancak 625.000 TL tutarındaki müvekkili alacağının devam ettiğini, tahsil amacıyla başlatılan takip hakkında mahkemece icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, işbu davanın İİK'nın 33/a maddesi uyarınca açıldığını, satış sözleşmelerinde edimin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinin 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ileri sürerek şimdilik 12.000 TL'nin çekin ibraz tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, takip dosyasında zamanaşımının vaki olmadığının tespitini, icranın geri bırakılması kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, sözü edilen alım-satım sözleşmesinin kurulmadığını, anılan sözleşmenin tefecilik faaliyetini gizlemek amacıyla davacı tarafından muvazaalı düzenlendiğini, davacının herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, bu durumda ancak sebepsiz zenginleşmeye ilişkin 1 yıllık zamanaşımı süresinin işleyeceğini, ödeme tarihleri gözetildiğinde bu sürenin geçtiğini, dava konusu çekin de alım-satım ilişkisi için verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin zamanaşımına uğradığı hususunda tereddüt bulunmadığı, davacının çekin lehdarı değil, hamili olduğu, lehdar olmayan davacının çekteki temel borç ilişkisine dayanamayacağı, buna bağlı olarak çekin yazılı delil başlangıcı sayılamayacağı, temel borç ilişkisinin taraflarının dava dışı şirketler olduğu, dava konusu çek ile temel borç ilişkisinin bağlantısını gösteren bir delil de sunulmadığı gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
./..
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında borç doğuran bir temel ilişki bulunmayıp, tarafların ortağı ve yetkilileri olduğu dava dışı şirketler arasında temel ilişki bulunduğunun ileri sürülmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy