Hasımsız olarak görülen davada verilen 26/01/2016 tarih ve 2015/984-2016/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin otomobil/satış/servis sektöründe faaliyet gösterdiğini, 02/11/2015 tarihinde iş yerinde yangın çıktığını, bu yangın nedeniyle iş yerinin ve faturaların yangında zarar gördüğünü, yangından sonra iş yerinin eski hale getirilmesi sırasında, 08/11/2015 tarihinde faturaların zarar gördüğünün anlaşıldığını iddia ederek, fatura ve koçanlar için zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, talebin T.T.K. 82/7.maddesi uyarınca 15 günlük hak düşürücü süreye tabi olduğu, bu süre açısından olaya bakıldığında, davaya konu zararlandırıcı olayın 02/11/2015 tarihinde olduğu, bir tacirin söz konusu yangın olayını ve zararı aynı tarihte öğrenmiş olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, basiretli bir tacirin, iş yerindeki yangını en geç olay tarihi yada ertesi gün öğreneceğinin hayatın olağan akışı gereği olduğu, davanın yasal süre içerisinde açılmadığı anlaşılmakla, sürenin hak düşürücü süre olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.