Taraflar arasında görülen davada uyularak verilen 18/11/2015 tarih ve 2015/107-2015/442 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme gereğince dava dilekçesinde belli edilen araçların trafik ve kasko bedellerinin davacı tarafından ödendiğini ve daha sonra davalıdan tahsil edildiğini ancak, davalının 01.01.2007-14.03.2008 tarihleri arasında ödemesi gereken sigorta primlerini ödemediğini, alacağının tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından iddia edildiği gibi taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmenin bulunmadığını, trafik sigorta poliçelerinin vadeli düzenlenmesinin mümkün olmadığını, iddia edildiği gibi 01.02.2007- 14.03.2008 tarihleri arasında hiç bir kasko sigorta bedeli borcu bulunmayan müvekkilinin genelde tüm kasko ödemelerini kredi kartı aracılığıyla doğrudan sigorta şirketine yaptığını savunarak, davanın reddini istemiş ve %40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı tarafın davalı taraftan 01/01/2007- 14/03/2008 tarihleri arasındaki düzenlenen poliçeler nedeniyle alacaklı olduğu meblağın 3.716,77 TL olduğu, davacının bu tarihlerdeki alacağı için davalı tarafa ihtarname keşide ettiği ve borçlu davalıya 8 gün süre verdiği, takip tarihine kadar işlemiş avans faizin 16,72 TL olduğu, neticede 3.733,49 TL yönünden takibin haklı ve yasal olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 3.716,77 TL asıl alacak, 16.72 TL işlemiş faiz, 65,00 TL ihtar gideri olmak üzere toplamda 3.798,49 TL üzerinden devamına, 1.486,70 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 195,97 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy