Taraflar arasında görülen davada verilen 10/04/2015 tarih ve 2013/477-2015/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davacı şirketin ve şekil markalarının sahibi olduğunu 87186, 2004 30478, 2008 23274, 2008 23275, 2008 23276, 2008 23277 tescil numaraları ile tescilli markaları bulunduğunu, yine tarafından bu markalardan şekil ibareli markanın tanınmış marka olduğunun kabul edildiğini, davalı tarafa ait mağazada nevresim takımları ve yastık kılıflarında davacının markalarının izinsiz olarak kullanıldığının Mahkemesinin 2013/73 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davacı şirketin markalı ürünlerini lisans sözleşmesi ile 3. kişiler aracılığıyla ve kendi şirketleri iştirakleri aracılığıyla kullandığını ileri sürerek 556 sayılı KHK vd. ilgili mevzuat gereğince davalı tarafın söz konusu eylemlerinin davacı şirketin marka ve telif haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, men'ine, ileride ortaya çıkacak duruma göre artırılmak üzere dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata, dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte 4.000,00 TL manevi tazminata, dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte 4.000,00 TL itibar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı son iki celsedeki beyanında ve ayrıca tespit dosyasındaki 19/09/2013 tarihli yazılı beyanında; ürünlerin outlet tabir edilen ürün kategorisinde orjinal ürün olduğunu, lisans sahibi ile üretici arasındaki anlaşmazlığı bilmediklerini, ürünleri başka bir firmadan satın alarak e-ticaret yolu ile sattığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ibareli ürünlerin bulunmasını ve satışa sunulmasını haklı gösterecek bayilik sözleşmesi veya marka lisans sözleşmesi sunamadığı, davacıya ait tescilli marka ve şekil ibaresinin birebir benzerinin davalı tarafça ticari amaçla elinde bulundurularak marka hakkına tecavüz edildiği, kusurlu olmasa dahi 556 sayılı KHK'nin 61/a maddesi gereğince markanın izinsiz kullanımından dolayı sorumlu olduğu, davacı tarafın 556 sayılı KHK'nin 66/b maddesine göre davalının markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanç dikkate alınarak davacı şirketin maddi tazminat tutarının 223,90 TL olduğu gerekçesiyle davalının davacıya ait markasını izinsiz kullanımı nedeniyle marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, yine bu izinsiz kullanım nedeniyle davacı şirketin manevi olarak zarar gördüğü açık olmakla; davalı tarafın az miktarda ürünü satışa sunma kapasitesi olması da dikkate alınarak 500,00 TL manevi tazminata ve yine davalı tarafça lisanssız ve izinsiz olarak davacıya ait marka ve şekil ibaresinin kullanımının aynı zamanda markanın itibarına zarar da verdiği gerekçesiyle 500,00 TL itibar tazminatına hükmedilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin ve davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 40,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy