Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 23/10/2015 tarih ve 2014/1682-2015/1102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kayısı üreticisi olduğunu, kayısılarını davalı şirkete sigorta ettirdiğini, kayısı ağaçlarının meydana gelen don olayı nedeniyle zarar gördüğünü, sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, ağaçlarda yüksek oranda hasar tespit edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.404,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, tespit bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, hesaplamaların hatalı olduğunu, don olayının ürünün çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, bu durumun da teminat kapsamı dışında kaldığını ayrıca, davacının 5363 sayılı Yasa kapsamında dekar başına 150,00 TL olmak üzere telafi amaçlı destek ödemesi aldığını, sigortadan da bu yönde tahsilat yapması durumunda sebepsiz zenginleşeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ürünlerinin don riskine karşı sigortalandığı, poliçe konusu riskin gerçekleştiği ve teminat kapsamında kaldığı, davalı tarafça tek taraflı olarak davacıya bilgi verilmeksizin düzenlenen zeyilnamenin taraflar arasında hukuki sonuç doğurmayacağı, zeyilnamenin rizikonun gerçekleşmesinden sonra düzenlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 10.404,00 TL’nin son hasat tarihi olan 05/08/2010 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 533,03 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy