Taraflar arasında görülen davada sayılı kararı onayan Daire’nin 23/11/2015 gün ve 2015/5274-2015/12383 sayılı kararı aleyhinde davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirketin uzun yıllardır ve civarında taşımacılık ve servis sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin ibaresini marka olarak 2008/32257 tescil numarası ile 13/08/2009 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu markayı kendisine ait veya kiralamış olduğu ticari araçlarda, işyerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, davalı şirketin de taşımacılık sektöründe faaliyet göstermekte olup, araçlarında, broşürlerinde, reklamlarında ve internet adreslerinde müvekkilinin tescilli markası olan ibaresini kullandığını, davalı şirketin ibaresini ürünlerinde kullanmasının müvekkil şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu ve bu suretle de haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek davalı şirketin müvekkiline ait markaya tecavüzünün önlenmesine, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı veya benzerlerinin kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak, broşür ve ürünlerin toplatılmasına, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini istemiştir.
Asıl davada davalı vekili; müvekkil şirketlerden ...nin ilk olara ticari unvanıyla 1998 yılında kurulduğunu, 2002 yılında unvan değişikliği de yaparak merkezin naklettiğini, müvekkil şirketin bu unvan altında ulusal ve uluslararası alanda turizm işletmeciliği, otelcilik, turizm acenteliği hizmeti, turistik amaçlı taşımacılık ve organizasyon gibi hizmetler verdiğini, ismini ve ibarelerini logolu şekilde tescilsiz olarak ulusal ve uluslararası alanlarda kullanmakta olduğunu, ülkemizde ve yabancı ülkelerde bu şekilde tanındığını, bu sebeple davacı şirket tarafından tescil ettirilen markasının hükümsüz olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, birleşen davada ise davacı sıfatı ile 556 sayılı KHK'nın 42 maddesine göre markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davada ise birleşen davalı adına kayıtlı ibareli markanın 15/12383 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Bu kez davacı-birleşen davada davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-birleşen davada davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy