Taraflar arasında görülen davada verilen 18/11/2015 tarih ve 2015/81-2015/361 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin 28.09.2012 tarihinde bareli 43. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, numarası verilen başvurunun e yayımlandığını, bunun üzerine davalı şirketin ibareli 43. sınıf hizmetleri içeren 24.03.2011ibareli 3, 29, 30 ve 31. sınıf ürünleri içeren 15.01.2007/1138; ibareli 5, 29, 30 ve 31. sınıf ürünleri içeren 03.02.2005/3122 sayılı markalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından kabul olunduğunu ve müvekkili marka tescil başvurusunun reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin başvurunun reddi kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazı inceleyen 2015/M-15801 sayılı kararıyla itirazının reddettiğini, kararın hukuka uygun bulunmadığını, başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markaların bütünsel olarak analiz edildiklerinde görsel, sescil, biçimsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadığını ileri sürerek kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. areli işaret ile redde mesnet ibareli markaların bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, zira her birinde bu ibarelerin ilk bakışta ayırt edilemediğini, kapsamlarındaki hizmetlerin de aynı tür olduğunu, iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu, başvuru konusu işaretle davalıların markalarının aynı genel izlenimi bıraktığını, diğer unsurların yeteri derecede farklılık yaratmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; markalar arasında anlamsal olmasa da görsel ve sescil olarak iltibasa neden olabilecek şekilde benzerlik olduğu, her iki markanın aynı tür ürün ve hizmetleri içerdikleri, ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin bu iki markayı ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu, başvuru konusu işaretin, davalıların markasının serisi yahut yeni bir şekilde düzenlenmiş versiyonu gibi algılanmasının kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.