MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/12/2015 tarih ve 2014/726-2015/406 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ile yaptıkları sözleşme gereğince 1.650,00 TL ücretle eşyalarının Isparta ...'den ...'ya taşınması için anlaştıklarını, taşımanın 27/06/2012 tarihinde gerçekleştiğini, eşyaların taşınma sırasında zarar gördüğünü ileri sürerek; oluşan zararının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Nakliyat ile davacı arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi olmadığını, davacının delil olarak sunduğu sözleşmede herhangi bir imzalarının veya kaşelerinin bulunmadığını, taşımayı yaptığı iddia edilen şahsın müvekkilinin firmasında çalışmadığını, husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, zararın kanıtlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının 03/07/2012 tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nden taşıma sonrası kırılan eşyalardaki zararın tespiti amaçlı delil tespiti yapılmasını talep ettiği, yapılan tespit neticesinde bilirkişi raporu düzenlendiği ve zararın 5.685,00 TL olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında davacının kırılan eşyaları atması sebebiyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasında fayda olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 5.685,00 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda davalı, davacı tarafından sunulan ve davacının imzasını taşıyan taşıma sözleşmesini kabul etmemiş, olay tarihinde davacının eşyasını taşımadığını savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne esas alınan taşıma sözleşmesinde davalının imzası bulunmadığı ve davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkar edildiğine göre, davacının davalı ile taşıma sözleşmesi bulunduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Bu çerçevede delillerin değerlendirilerek davanın esasının çözümlenmesi gerekirken, taşıma sözleşmesinin kabulünü gerektiren deliller belirtilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy