MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2015 tarih ve 2014/269-2015/970 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 10/01/2014 tarihinde AC 3657553 fatura numarası ile bakım için Yalçınlar Barkod Şirketi'ne gönderilmesi için davalı kargonun ... Şubesine elden ürün teslim ettiğini, teslim sırasında kargo görevlisi ile birlikte “içindeki 2 adet hassas terazinin kırıldığını” belirlediklerini, gönderiden önce terazinin kırık olmadığını belirterek, 2 adet cihazın temin edilerek mağduriyetinin giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili duruşmada bu davada davalıdan kırılan iki adet terazinin bedeli olan 3.500,00 TL'nin terazilerin kırık olduğunun tespit edildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Islah dilekçesi ile talebi 4.000,00 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili, davacının, taşınması için verdiği kargonun özelliklerini bildirmediği gibi gerekli uyarıları da yapmadığını, kargo içeriğinin çok hassas dijital terazilerden oluştuğunu, TTK'nın 862. maddesi gereğince ambalajdan göndericinin sorumlu olduğunu, taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarma şartları içinde “özel haller” başlıklı 878/b-d-e fıkraları gereğince müvekkilinin göndericinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine sorumluluktan kurtulduğunu, sorumluluğun kabulü halinde ise bunun 882. madde uyarınca sınırlandırıldığını, dava konusu ürünün yeni bir ürün ile değiştirilmesi veya günün piyasa değerinde ücret isteğinin kabul edilmesi durumunda davacının haksız zenginleşeceğini, bu hususun araştırılması gerektiğini, ürünün bulunduğu yerin adresinin mahkemeye bildireceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu teraziler davalı elinde iken kaybedildiği, davalı taraf hasarlı hali ile bile olsa dava konusu terazileri davacıya teslim edemediği ve savunmalarını ispatlayamadığı, özenle taşıma yükümlülüğünü ihlal eden ve davacıya ait terazileri kendi sorumluluğunda iken kaybeden davalının, davacının zararını karşılaması gerektiği, davacının davalıdan bu terazilerin ikinci el fiyatları olan ve bilirkişi raporunda belirlenen 2.000,00 TL'yi isteyebileceği, her ne kadar davacı vekili davayı ıslah ederek iki terazi için toplam 4.000,00 TL'nin tahsilini istemiş ise de 11/11/2014 tarihli duruşmada 3.500,00 TL'nin tahsilini istediklerini belirtmiş olup, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığından, davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 01.12.2015 tarihi itibariyle 2.080,00 TL'dir. Dava değeri 3.500 TL olarak gösterilmiş olup, daha sonra ıslah talebiyle her ne kadar 4.000 TL' ye çıkarılmışsa da mahkemece dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmadığından, davanın 3.500 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyize konu edilen davada reddedilen miktar 500 TL olup, temyiz sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK 432/4. maddesi hükmü uyarınca REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 179,39 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy