MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2015 tarih ve 2015/453-2015/730 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine yabancı mahkemede açtığı alacak davası sonucu verilen kabul kararının tenfiz edildiğini ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, davacı şirket tarafından sehven yapılan bir hata sonucu davalıya ilam gereği işlemiş faizleri ile birlikte 93.944,83 Euro ödemesi gerekirken, 100.975,52 Euro ödeme yapıldığını, davalıya yapılan fazla ödemenin davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını, davalının davacıdan bedelini aldığı hisse senetlerini davacıya iade etmediğini, davalının ortaklık ilişkisinin kendisine bahşettiği hakları kullanmaya devam etme imkanına sahip olduğunu ileri sürerek dava konusu edilen hisse senetlerin davacı şirkete iadesini, ayrıca 7.000,00 Euro'nun sebepsiz zenginleşme tarihi olan 30.11.2002 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faizi oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fazla ödemeyi talep hakkının ... San. ve Tic. A.Ş’de olduğunu, tenfizine karar verilen yabancı mahkeme kararına göre hisse senedi iade şartı bulunmadığını, ortaklık pay defterine göre davalının son olarak 2160 adet hissesi olduğunu, bunun 220 adedinin davacı tarafından davalıya satılmadığını, üçüncü kişilerden devralındığını, davalının 1940 hisse karşılığı 151.805,00 DM yatırdığını, bu durumda yabancı mahkeme kararında belirtilen tutarın iadesi halinde dahi 7.355,00 DM yatırımın hisse senetlerine karşılık olarak davacı şirket hesabında durduğunu, sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilince 7.000,00 Euro’luk talep yönünden dava kabul edildiğinden bu kısım yönünden kabul sebebiyle davanın kabulüne, 2160 adet hisse senedinin davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin karar uyarınca yapılan fazla ödemenin istirdadı ve davalı yedinde bulunan hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkindir. Davacı taraf, kendi kayıtlarına dayanarak davalı yedinde 2160 adet hamiline yazılı hisse senedi bulunduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise, tenfizi istenen mahkeme kararının dava dilekçesi ekinde sunulan ortaklık durum belgesinde davalının 1940 adet hisse senedini ve karşılığında 151.805 DM yatırımı olduğunu, anılan mahkeme kararında ise hisse adedinden bahsedilmeyip, 144.450 DM’nin iadesine karar verildiğini, 220 adet hissenin davacı tarafından davalıya satılmadığını savunmuştur. Taraflar arasında davalının yedinde bulunup iadesi gereken hisse adeti konusunda uyuşmazlık bulunduğu açıktır. Bu durumda mahkemece, belirtilen hususlar üzerinde durulmayıp, hangi nedenle tek taraflı olarak düzenlenen davacı kayıtlarının benimsenerek davalı yedinde 2160 adet hisse bulunduğu ve iadesi gerektiğine dair gerekçe belirtilmeksizin davanın kabulü doğru görülmeyip kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.