MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2015 tarih ve 2014/8-2015/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkiline ait 2011/110197 sayılı “MİSSCLAUDIA” ibareli marka başvurusunun yayınlandığını, davalının marka başvurusuna “CLAUDIA” ibareli markalarını göstererek itiraz ettiğini, itiraz neticesinde müvekkilinin marka başvurusunun kısmen reddedildiğini, başvurunun kısmen reddine ilişkin karara müvekkili tarafından yapılan itirazın ise TPE YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkili başvurusu ile davalı markalarının bilinçli tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili başvurusu ile davalı markalarının özellikle telaffuzları incelendiğinde benzer olmadıklarının görüleceğini, müvekkili başvurusunun reddinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile müvekkili markasının reddedilen sınıflarda da tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili; davacı başvurusu ile müvekkili markalarının iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğun, davacının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının “MİSSCLAUDIA” ibareli başvurusu ile davalının “CLAUDIA” ibareli markaları arasında, çekişmeli tüm mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, bu nedenle TPE YİDK kararının iptal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy