MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2015 tarih ve 2014/190-2015/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin "ıstanblue", "code blue", "blue sensation", "yeni rakı şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2011/58525 sayılı “deep blue” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından tanınmışlık, kötüniyet ve benzerliğe dayalı itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markası ile dava konusu başvurunun ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; müvekkili markasının yazım şekli ve renklendirme özelliklerinin davacı markalarının özellikleri ile hiçbir şekilde illiyeti ya da benzerliği olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu başvurusu kapsamında bulunan mallar ile itiraza dayanak davacı markalarında da aynı malları kapsadığı, bir başka değişle malların aynı veya aynı tür veya benzer olduğu, davalının başvurusu ile itiraza dayanak "Code Blue", "blue sensation", "istanblue" markaların da işitsel, görsel, kavramsal olarak ve genel izlenim itibariyle karıştırılması riski bulunacak düzeyde benzer oldukları, en azından markalar arasında idari, ticari ve ekonomik bağlantı olduğu yanılgısına sebep olacağı, bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hüküm anlamında tescil engelinin oluştuğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescilli 2011/58525 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirkete ait markada, davacıya ait markaların ayırt edici unsurlarından birinin kullanılmış olmasına göre, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin ve davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
istek halinde aşağıda yazılı 27,00 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.