MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2015 tarih ve 2014/1283-2015/869 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile ihbar olunanlar ... vekili ile ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kendi tasarruflarını değerlendirmek için ... Bankası ... Şubesine gittiğini, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile kağıt üzerinde parasının off-shore bankasına gönderildiğini, bu durumu bankaya el konulmasından sonra öğrendiğini, ... adına ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan ceza verildiğini, müvekkili ile aynı durumda olanların ...'de ... ... Mahkemesinde dava açtıklarını, açılan davanın karara çıktığını, kararın icraya konulduğunu, müvekkilinin başından beri parasının ... Bankası'nda olduğunu düşündüğünü ve bu inançla parasını yatırdığını, başka bir bankadan haberdar olmadığını, havale talimatı adı altında düzenlenen belgelerin hiçbirinin yöntemine uygun hazırlanmadığını, ... Bankası'nın Off-Shore Bankası adına para toplamak konusunda ... Başkanlığına izin için müracaatta bulunmadığını, böyle bir iznin olmadığını, bankanın kendi içinde geliştirdiği bir uygulamayı tacir olmayan birinin bilmesi ve anlamasının beklenemeyeceğini ileri sürerek 4.500,00 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren dönemsel olarak işleyecek faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
İhbar olunanlar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, ... tarafından el konulan batık banka olan ... A.Ş'ye ait off shore hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı ... tarafından davalı ... Bank A.Ş.'nin külli halefi olan ... Bankası ... Şubesine 05/11/1999 tarihinde hesap açma talimatı ile yatırılan 4.200,00 TL mevduatın davalı bankaca ...'de kurulan Off Shore Bankasına gönderilmediği, davalı Bankanın Merkez Şubesi'ndeki 4756 nolu ... Off Shore Bank Ltd. adına açılan davalı Banka bünyesindeki hesapta kaldığı, Ceza Mahkemesi kararı ile kesinleştiği üzere Banka organlarının off shore mudilerine karşı haksız eylemde bulunduğunun tespit edildiği, davacının davalı ... A.Ş.'nin külli halefi ... Bank A.Ş.'den 4.200,00 TL'yi 05/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi ile birlikte talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.200.00 TL'nin paranın yatırıldığı 22.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi (ticari temerrüt faizi) ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile ihbar olunanlar ... vekili ile ... vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan ... vekilinin 22/02/2016 havale tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz defterine kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, off shore hesabına yatırılan paranın istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava tarihi olan 18/12/2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... A.Ş. vekili ile ihbar olunan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekili ile ihbar olunan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik YER OLMADIĞINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy