MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2015 tarih ve 2014/247-2015/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2001/05286 sayılı "..." markasını 12.09.2002 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkil şirketin "... ..." markasını uzun süredir kesintisiz bir şekilde kullanmakta olduğunu, davalı tarafça "..." adlı ibarenin kendi adına tescili için 2012/09308 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından başvuruya yönelik itirazının davalı TPE tarafından reddedildiğini, oysa her iki markanın da ortalama tüketici tarafından ziyadesiyle karıştırılmaya müsait şekilde benzer olduğunu ileri sürerek başvuruya itirazın reddine yönelik TPE YİDK'nin 2014-M-5000 sayılı kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuru ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini, zira işaretlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Gayrimenkul Turizm İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili, dava konusu markaların birbirinden tamamen farklı olduğunu karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ortalama tüketiciler yönünden, başvuru ile önceki markanın/markaların da işitsel, görsel, kavramsal olarak ve genel izlenim itibariyle karıştırılması riski bulunacak düzeyde benzerlik bulunmadığından 556 sayılı KHK'nin 8/1-b hüküm anlamında tescil engelinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.