Taraflar arasında görülen davada verilen 15/10/2015 tarih ve 2013/65-2015/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; müvekkilinin davalı zirai krediler kullandığını, kullanılan krediler nedeni ile 4.515,00 TL kredi kullanım bedeli adı altında komisyon alındığını, 1.717,56 TL kredi kullanım bedeli/dönemsel komisyon tahsilatı yapıldığını, 195,96 TL'lık hayat sigortası yenileme komisyonu alındığını, toplamda 6.896,95 TL komisyon tahsilatı yapıldığını, hayat sigortası bedeli olarak da 22.02.2008-03.12.2012 tarihleri arasında 6.896,52 TL alındığını ileri sürerek davanın kabulü ile haksız olarak alınan 6.428,00 TL komisyon ile haksız ve fahiş olan 5.000,00 TL hayat sigortası fazlası toplamı 11.428,52 TL'nin tahsil tarihinden itibaren davalı bankanın kendisine uyguladığı %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ihtarname tarihinden itibaren toplam alacağa ticari faiz uygulanmasını, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka tarafından 13.03.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının muhtelif tarihlerde zirai kredi kullandığını, bu kredilerin devlet destekli düşük faizli krediler olduğunu, kesinti tutarları içinde toplam 215,00 TL’nin olduğunu, sigorta poliçelerinin birer yıllık yapıldığını, kredi ödeninceye kadar her yıl Ocak ayında yenileme zorunluluğu olduğunu, hayat sigortası bedellerinin fahiş olmadığını, kesilen tutarların zorunlu masraflar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının mesleki amaçla tarım faaliyetlerini finanse etmek için kredi kullandığı ve 4077 sayılı Yasa kapsamında tüketici olmadığı, kullanılan kredinin Devlet eliyle düzenlenen özel indirimli kredilerden olduğu, kullanılan kredi çerçevesinin öncelikle banka ile akdedilen sözleşme hükümleri ile belirleneceği, sözleşme uyarınca yürürlükte olan komisyon oranları üzerinden kredi kullanımı sırasında komisyon alınabileceği, yürürlükteki komisyon oranlarına göre davalı bankanın fazla tahsilat yaptığı, bankanın sigorta işlemlerinde acente sıfatı ile komisyon alabileceğinden 195,96 TL komisyonun iade edilemeyeceği, kredi veren sıfatı ile sözleşme hükümlerine göre bankanın sigorta poliçesi yapılması, yenilenmesi dain-mürtehin sıfatı ile
poliçede yer almayı talep etme hakkı olduğu, sigorta şirketi ile davacı sigortalı arasındaki hukuki ilişkide aracı sıfatı ile sorumlu olduğu ve primleri belirlemede etkili olmadığı, primlerin fahiş olduğu ve iadesi iddiasının bankaya yönlendirilemeyeceği, toplamda 2.609,96 TL Komisyon davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.609,96 TL'nin temerrüt tarihi olan 09/01/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 133,29 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy