MAHKEMES : .......... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/03/2016
Taraflar arasında görülen davada ........... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/03/2016 tarih ve 2015/83-2016/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .............. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği parayı geri ödememesi üzerine davalı aleyhine ............. Eyalet Mahkemesi'nde açılan alacak davası sonucu mahkemece, davalının 54.708,23 EURO ana parayı ve 858,34 EURO avukatlık ücretini % 5 faizleri ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verildiğini ve kararın 02.02.2009 tarihinde Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalıya tebliğ edilmesi sonucu 18.08.2009 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin tüm yasal koşulların gerçekleşmiş olduğunu ileri sürerek, Almanya-............. Eyalet Mahkemesi tarafından verilen kararın tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.