Taraflar arasında görülen davada verilen 14/04/2015 tarih ve 2014/579-2015/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin tasarruflarını davalı bankada değerlendirdiğini, bankada gerçekleşen usulsüzlükleri haber alması üzerine hesabındaki 57.770,00 TL birikimini çekmek istediğini, ancak bankadaki soruşturma nedeniyle bu talebinin gerçekleştirilmediği gibi usulsüzlüğe iştirak etmiş olabileceğinin ima edildiğini ileri sürerek manevi mağduriyetinin giderilmesi için 6.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; bankanın şubesindeki servis yetkilisinin müşterilerin hesaplarından gerçekleştirdiği usulsüzlük işlemine ilişkin soruşturma tamamlandığında müşterilerin paralarının iade edileceğinin bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankada gerçekleşen usulsüzlüklerin ortaya çıkması üzerine davacının bankadaki birikiminin ödenmesi talebiyle ihtar gönderdiği, davalının kendi iç soruşturmasını gerekçe göstererek bu talebi reddedemeyeceği, banka çalışanının suçunu kabul ettiği ve teftiş raporunda da davacıya ödenecek bedelin belli olduğu, buna rağmen davacının da bu işin içinde olmakla itham edilmiş olması nedeniyle manevi zararının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kişilik haklarının ihlal edilmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 58'inci maddesinde kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, davalı bankada gerçekleşen usulsüzlükler nedeniyle devam eden soruşturma kapsamında davacının da bu işin içinde olmakla itham edildiği gerekçesiyle manevi zararının oluştuğu kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulü ile davacı lehine manevi tazminat takdir edilmiştir. Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin haksız yere suça iştirak etmekle itham edildiğini ve bu nedenle kişilik haklarının zarar gördüğünü ileri sürmüş ise de, bu konuda dosya kapsamında iddialarını ispata yarar delil bulunmadığı gibi beyanlarının tek taraflı ve ispata muhtaç olduğu, kaldı ki hesap hareketlerinde
.../...
usulsüzlük bulunan müşterilerin hesaplarının davalı banka nezdinde yürütülen soruşturma kapsamında incelenmesi de kişilik hakkı ihlali yaratmayacak olup, mahkemece davacının iddialarını ispatlayamamasına ve manevi tazminatın koşulları oluşmamasına rağmen davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy