MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2015 tarih ve 2014/1348-2015/1623 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin alacaklı olduğu icra dosyasında borçlu dava dışı ...’un davalı banka şubesindeki mevduatının tespiti için müzekkere yazıldığını, bankada borçluya ait hesapta 2.565,90 TL bulunduğunun öğrenildiğini ve hesaptaki paranın haczedilerek dosyaya aktarılmasının talep edildiğini ancak davalı banka tarafından borçlunun bankada bulunan mevduatı üzerinde öncelikle bankanın rehninin mevcut olduğu belirtilerek talebin reddedildiğini oysa, davalı bankanın alacağının hiçbir şekilde muacceliyet kazanmamış ve rehni doğmamış olup, alacak hakkının mevcut olmadığını, bu nedenle hesapta bulunan paraya bloke koymasının yasaya ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek, 2.565,90 TL’nin müvekkiline ödenmesine aksi takdirde davalı bankanın borçlu olduğunun tespitine ve borçlu olarak eklenerek icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı borçlu arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin rehin hakkı bulunduğunu, borçlunun 3. kişi bankadaki mevduatının İİK’nın 106/2 m. gereğince menkul hükmünde olup, haczedilebileceğini bu durumda İİK’nın 99. m. göre işlem yapılması ve istihkak prosedürünün işletilmesi, icra mahkemesinde dava açılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile dava dışı müşterisi arasında Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, hapis ve rehin hakkı bu sözleşmede öngörülmüş olmakla birlikte bu sözleşme dışında taraflar arasında bir kredi ilişkisi tespit edilemediğinden davalı bankanın alacaklı olduğundan söz edilemeyeceği, bankanın muaccel bir alacağı bulunmadığına göre TMK'nın 950/1 m. hükmündeki şartlar oluşmadığından hacze konu hesaptaki para üzerinde hapis hakkının kullanılamayacağı, rehin hakkı, alacağa bağlı olan fer’i bir hak niteliğinde olup, somut bir alacağın varlığı tespit edilmeden bankanın 3. kişi sıfatıyla istihkak iddiasında bulunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı bankanın ... Şubesi’nde dava dışı ...'a ait 8304240 no’lu hesapta bulunan 2.565,90 TL'nin ... 1. İcra Dairesi'nin 2013/3710 sayılı takip dosyasına aktarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 131,28 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy