MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/11/2015 tarih ve 2015/81-2015/1034 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka tarafından kredi açılış ve tahsis değerleme masrafı adı altında 27/05/2010 tarihinde kullandığı 10.000,00 TL kredi nedeniyle 550,00 TL, 29/03/2011 tarihinde kullandığı 24.000,00 TL kredi nedeniyle 650,00 TL ve 05/01/2012 tarihinde kullandığı 15.000,00 TL kredi nedeniyle 2.400,00 TL olmak üzere toplam 3.600,00 TL kesildiğini, davalı bankanın kullandırdığı ticari finans teminatlı kredi nedeniyle kredi faizi ve vergisini müvekkiline yansıttığını, bunun üzerine müvekkilinin bilgisi ve muvafakatı olmadan masrafı müvekkilinden alarak sebepsiz zenginleştiğini, yapılan bu kesintilerin sebepsiz ve haksız olduğunu, herhangi bir hizmet vermeksizin masraf alınmasının ticari ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinden haksız ve sebepsiz tahsil edilen toplam 3.600,00 TL kredi açılış ve tahsis değerleme kesintisinin masrafların alındığı tarihlerden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tacir olup basiretli bir işadamı gibi hareket etmek zorunda olduğunu, davacıdan alınan kredi açılış ve kullandırım tutarlarının davacının bilgisi ve talebi doğrultusunda alındığını, davacının kredi sözleşmeleri ile müvekkili banka şubesine hitaben yazdığı talimatlarda kesilen tutarları hiçbir ihtirazi kayıt koymadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından davacıdan toplam 3.100,00 TL kesinti yapıldığı, davalı tarafından bu kesintiler ile ilgili masraf yapıldığına dair bir iddiada bulunulmadığı gibi belge de sunulmadığı, davalının sadece yapmış olduğu masrafları sözleşme gereği davacıdan talep edebileceği, bu masraflarını da belgelendirmesi gerektiğini, kesinti yapılmasına yönelik talimat olmadığı, kesintinin haksız ve sözleşmeye aykırı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.100,00 TL'nin 30/05/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 23.12.2015 tarihi itibariyle 2.080,00 TL'dir. Davacı vekili, 3.600.00 TL kredi açılış ve değerleme kesintisinin faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece, 3.100.00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiş olduğundan reddedilen miktar temyiz sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise,dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 158,82 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.