MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/02/2016 tarih ve 2014/452-2016/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, davalının borcunu ödemediğini, yapılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek 3341.74 TL asıl alacak ve ferileri yönünde takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sözleşmedeki imzasını ikrar ettiği ancak davalıya hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediği, temerrüdün ödeme emri tebliğ edildikten 7 günlük itiraz süresi sonunda 03.12.2013 tarihinde oluşacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının asıl alacak 1.095,26TL'ye yaptığı itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden 03.12.2013 tarihine kadar %13,5 akdi faiz oranı ve bu tarihten sonra %18 temerrüt faiz oranı ve faizin %5'i BSMV uygulanarak takibin devamına, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava tarihi olan 16.06.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", 3/1-1 maddesinde ise tüketici işleminin; "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 madde ve fıkrasında da; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, tüketici mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak işin esasına girilmeksizin davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın görev yönünden re'sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 17/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
09.05.2018 Y/L