....
Hasımsız olarak görülen davada .... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/01/2016 tarih ve 2015/271-2016/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkiline ait 2009 yılı tüm defter ve belge kayıtlarının.... tarafından tutulduğunu, ancak adı geçen ... kendisine iletilen fatura ve belgeleri zamanında defter kayıtlarına intikal ettirmeme ve beyannameleri süresinde vermeme gibi eylemlerle müvekkilin zarara uğrattığını, bu nedenle müvekkilinin başka bir SMMM ile çalışmak zorunda kaldığını, ....tarafından 2009 yılına ait tüm resmi defter ve belgeler ile faturaları bulamadığının beyan edildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin hem ceza davası hem de vergi tarhiyatı ve cezaları yönünden büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldığını ileri sürerek 2009 yılı ticari defter ve belgeleri ile ilgili olarak zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının ticaret siciline kayıtlı olmadığı, işletmesinin büyüklüğü itibariyle TTK'nın 15. maddesinde belirtildiği şekliyle "esnaf" olarak faaliyet gösterdiği, TTK’nın 15. maddesinin son cümlesinde esnaflar bakımından, TTK'nın 64. ve 82. maddelerinde belirtilen defter tutma ve saklama yükümlülüğüne ilişkin hükümlere atıf yapılmış olmadığı, bu nedenle davacının TTK'nın 82/7. maddesinde belirtilen işbu davayı açma hak ve yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve....2014/2631 sayılı dosyasında davacının, işbu davaya konu 2009 yılı ticari defter ve belgelerin zayi olduğu öğrenmiş olmasına ve bu nedenle TTK’nın 82/7 maddesinde öngörülen onbeş günlük hak düşürücü sürenin geçirilmiş olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
./..
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy