MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2015 tarih ve 2014/1051-2015/1096 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca kurulan ... (İZKA), sosyo-ekonomik kalkınma aracı olarak kullandığı mali destek programlarını, Kalkınma Ajansları Proje ve Faaliyet Destekleme Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde tasarlamakta ve yürütmekte olduğunu, davalı ... ile "Teknolojik Üretim ve Yenilik" mali destek programı ve 2012 yılı Doğrudan Faaliyet Desteklerinin finansal operasyonlarını yürütmek üzere 05.03.2012 tarihli protokol imzalandığını, hesaplara işletilen faiz tutarları ile ilgili döküm istendiğinde bankaca tabela faizinin dönemsel oranları verilmediğinden hangi hesaba ne kadar faiz uygulandığı konusunda gerçekçi bir tespit yapılamadığını, davalı bankanın sözleşmeyi ihlalinin ve ihlal nedeniyle ajansın uğradığı zararın bilirkişi raporu ile tespitini ve davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının bu davada davacı sıfatının bulunmadığını, ancak yararlanıcıların sıfatının olabileceğini, ayrıca iddia edilen alacağın belirlenebilen bir alacak olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını belirterek usulden; davacı ile aralarında düzenlenmiş olan sözleşmenin ihlal edilmediğini, aksine piyasa koşullarının üzerinde verilmiş olan faiz oranları sebebiyle davalı bankanın zarara uğradığını belirterek davanın esastan reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı ajans ile davalı banka arasında düzenlenen protokol uyarınca davalının, davacı ajansa bağlı yararlanıcıların vadeli hesaplarına uygulanması gereken faiz oranları altında faiz uyguladığını, davacı ajansın dava tarihi itibariyle bilirkişi raporunda belirlenen 25.678,55 TL faiz kaybının olduğu ve bu faizi davacıdan tahsil etmeye haklı olduğu, belirlenen faizin dava tarihi itibariyle asıl alacağa dönüştüğü ve dava tarihinden itibaren faizin yürütülmesinin gerektiği, davacı vekilinin 27/10/2015 tarihli arttırım dilekçesiyle talebini ıslah ederek 25.678,55 TL'ye çıkardığını, 6100 sayılı HMK'nun 107. maddesi uyarınca davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olduğu, alacağın belirli hale gelmesinden sonra ıslaha ve karşı tarafın muvafakatine gerek kalmaksızın davacı tarafın talep miktarını arttırmasının olanaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.309,27 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy